İŞARET GELECEK

Ellerin Yurdu
Gözle duyulan bir dünya
Bir ölçü dolaşıyor dünyada, o kadar eski ki artık kimse ona ölçü demiyor: insan kulağıyla tartılır.
Bu ölçüyü kim koydu? Kimse hatırlamıyor. Ama okullar onunla kuruldu, hastaneler onunla tanı koydu, "normal" kelimesi onunla dolduruldu. İşiten dünya kendi kulağını aldı, evrenin merkezine yerleştirdi, sonra da bunu keşfetmiş gibi yaptı. Doğal sandığınız şey, aslında sizin eserinizdir.
Biz Sağırız. Ve doğallığın maskesini indiriyoruz.
Türk İşaret Dili bir eksikliğin çaresi değil, bir dünyanın kendisidir: havada kurulan bir dilbilgisi, sesten önce gelen bir anlam. Biz onu yazıya geçiriyor, düşünceye çeviriyor, geleceğe taşıyoruz.
Gözünüzü açın. Gelecek, görenlerin elinde.
→ Kulağın Ölçtüğü Dünya yazısının tamamını okuyun
İç içe iki kavis, sola doğru açık. Biri turkuaz, biri koyu mavi, ikisi birbirini izleyerek dışa doğru açılıyor. Bir dalga bu; ama sessiz bir dalga. İşiten dünya dalgayı sesle anar, oysa anlam gözle de yayılır. Bir işaret havada kurulur, uzamda büyür, bakışla karşıya ulaşır; işte logomuzdaki bu açılan kavisler, sesin değil işaretin dalgasıdır.
Üç renk taşır. Koyu mavi Sağırlığı ve insanı, turkuaz işaret dilini, sarı ise dünyayı değiştireceğimiz umudu anlatır.
Dalga tam kapanmaz; bilerek açık bıraktık. Bir dil hiçbir zaman tamamlanmaz, hep bir sonraki işarete açık kalır.
